Uluslararası İnsan ve Sanat Araştırmaları Dergisi

Uluslararası İnsan ve Sanat Araştırmaları Dergisi

Sultan III. Murâd Dönemi Osmanli Şark Seferleri’ni İhtiva Eden İki Manzum Tarih: Âsafî’nin Şecâat-Nâme’si Ve Harîmî’nin Gonca-i Bâğ-ı Murâd’ı

Yazarlar: Süleyman EROĞLU

Cilt 3 , Sayı 3 , 2020 , Sayfalar 53 - 64

Konular:Beşeri Bilimler, Ortak Disiplinler

Anahtar Kelimeler:Asafi,Harimi,Gazavatname,Manzum tarih

Özet: Türk edebiyatının manzum ve mensur ürünleri içerisinde tarih konulu eserler önemli bir yer tutar. Konusunu tarihten alan edebî ürünlerimizin mühim bir kısmını da Müslüman Türk toplumundaki gaza ruhunu yansıtan savaş konulu eserler oluşturmaktadır. Genel türü içerisinde gazaname, fetihname, zafername, sefername gibi adlarla karşımıza çıkan savaş konulu eserler için genellikle gazavatname toplu bir tür adı olarak kullanılmıştır. Edebiyatımızda konusunu tarihimizden alan ilk gazavatname örneklerine 15. yüzyıldan itibaren rastlanmaktadır. 16. yüzyılla birlikte sayıları oldukça artan gazavatname türündeki eserler, yüzyılın sonlarında Osmanlı tahtında bulunan Sultan III. Murad’ın saltanat yıllarında da artışını sürdürmüştür. Sultan III. Murad’ın saltanat yıllarında gerçekleşen Osmanlı Şark (Kafkasya) Seferleri, tarihî ve siyasi olduğu kadar edebî açıdan da oldukça önemlidir. Osmanlı Şark coğrafyasında 1578 yılında başlayıp 1590 yılına dek süren fetihler, Osmanlının hâkimiyet alanını genişletmekle kalmayıp kayda değer sayıda edebî eserin telifine de imkân tanımıştır. Bilhassa Özdemiroğlu Osman Paşa’nın önderliğinde kazanılan zaferler, kimi şairler için bir ilham kaynağı olmuştur. Bu vesileyle devrin şairleri tarafından kaleme alınan eserler, on altıncı yüzyıl Osmanlı tarihinin son dönemine ışık tutan tarihî birer vesika olmakla birlikte manzum birer tarih özelliğine de sahiptir. Sultan III. Murad dönemi Osmanlı Şark Seferleri’ne dair manzum tarih niteliğinde eser kaleme alan şairler arasında 16. yüzyılın ikinci yarısında yetişen iki asker şair, Âsafî ve Harîmî’nin isimleri öne çıkmaktadır. Asıl adı Mehmed olan Âsafî, Siroz’da doğmuştur. Öğrenim hayatının ardından almış olduğu ilk devlet görevi Divan-ı Hümayun kâtipliğidir. Divan-ı Hümayun kâtipliğinin ardından Özdemiroğlu Osman Paşa’nın himayesinde tezkirecilik görevine memur edilen Âsafî, 1578 ile 1585 yılları arasında Osmanlı Şark coğrafyasında cereyan eden pek çok muharebede bizzat yer almıştır. 1582 yılının sonlarında İranlıların eline esir düşen şair, 1585 yılı ortalarında esaretten kurtulmayı başarmış ve Özdemiroğlu Osman Paşa’nın yanında Tebriz Seferi’ne katılmıştır. Tebriz’in fethi sonrasında Kefe beylerbeyliğine atanan Âsafî, ardından 1590 yılında reisülküttaplık görevine getirilmiştir. 1593 yılında reisülküttaplık görevinden azledilen Âsafî, 1605 yılında vefat etmiştir. Âsafî, ardında Şecâat-nâme ve Cezîre-i Mesnevî adlarıyla bildiğimiz iki edebî eser bırakmıştır. Âsafî ile birlikte 16. yüzyılın ikinci yarısında yetişen manzum tarih müeliflerinden bir diğeri de Harîmî’dir. Asıl adı İbrahim şiirlerindeki mahlası Harîmî olan şair, Kütahya’da doğmuştur. Divan sahibi bir şair olan ve Rahîmî mahlasıyla tanınan babasından ötürü Rahîmî-zâde Harîmî olarak da anılan şair, iyi bir öğrenim dönemi geçirmiş ve ardından Divan-ı Hümayun’da görev almıştır. Sultan III. Murad’ın emriyle 1575 yılında Dergâh-ı Âlî Çavuşu olarak Bağdat’a gönderilen Harîmî, 1578 yılında Lala Mustafa Paşa kumandasındaki Osmanlı ordusuyla Şark Seferleri’ne katılmıştır. Harîmî, ilk olarak Lala Mustafa Paşa’nın yanında Çıldır, Tiflis, Şirvan, Revan ve Kars yöresindeki türlü mücadeleler ve imar faaliyetlerinde yer almıştır. Sonrasında Özdemiroğlu Osman Paşa’nın serdarlığında Tebriz Seferi’ne iştirak eden Harîmî, Tebriz Seferi’ni müteakip Ferhad Paşa’nın serdarlığında Gence Seferi’ne katılmıştır. Sultan III. Murad’ın saltanatında 12 yıl süren Şark Seferleri’nin 1590 yılında varılan antlaşmayla nihayete ermesinden sonra da muharebe meydanlarındaki görevine devam etmiş olan Harîmî, 1594 yılında Rumeli’deki hudut kalelerinden biri olan Hatvan Kalesi civarında Osmanlı ordusunun uğradığı hezimette şehit düşmüştür. Harîmî, Sultan III. Murad dönemininönemli askeri harekâtı olan Şark Seferleri üzerine kaleme aldığı Zafer-nâme-i Sultân Murâd Han, Feth-i Tebriz, Gonca-i Bâğ-ı Murad ve Kitâb-ı Gencîne-i Feth-i Gence adlı eserleriyle tanınmıştır. Bu makalede; 16. yüzyılda yaşamış iki asker şair, Âsafî ile Harîmî’nin hayatı ve eserleri hakkında bilgiler verilecek, manzum birer tarih niteliğindeki Şecâat-nâme ve Gonca-i Bâğ-ı Murâd mesnevileri tanıtılacaktır.


ATIFLAR
Atıf Yapan Eserler
Henüz Atıf Yapılmamıştır

KAYNAK GÖSTER
BibTex
KOPYALA
@article{2020, title={Sultan III. Murâd Dönemi Osmanli Şark Seferleri’ni İhtiva Eden İki Manzum Tarih: Âsafî’nin Şecâat-Nâme’si Ve Harîmî’nin Gonca-i Bâğ-ı Murâd’ı}, volume={3}, number={53–64}, publisher={Uluslararası İnsan ve Sanat Araştırmaları Dergisi}, author={Süleyman EROĞLU}, year={2020} }
APA
KOPYALA
Süleyman EROĞLU. (2020). Sultan III. Murâd Dönemi Osmanli Şark Seferleri’ni İhtiva Eden İki Manzum Tarih: Âsafî’nin Şecâat-Nâme’si Ve Harîmî’nin Gonca-i Bâğ-ı Murâd’ı (Vol. 3). Vol. 3. Uluslararası İnsan ve Sanat Araştırmaları Dergisi.
MLA
KOPYALA
Süleyman EROĞLU. Sultan III. Murâd Dönemi Osmanli Şark Seferleri’ni İhtiva Eden İki Manzum Tarih: Âsafî’nin Şecâat-Nâme’si Ve Harîmî’nin Gonca-i Bâğ-ı Murâd’ı. no. 53–64, Uluslararası İnsan ve Sanat Araştırmaları Dergisi, 2020.