
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
Yazarlar: ["Alper UYUMAZ", "Hüseyin BULUT"]
Konular:-
DOI:10.47136/asbuhfd.1183541
Anahtar Kelimeler:Kefalet güvencesi,Kirada kefalet,Kirada kefil,Süreli/süresiz kefalet,Kefalet teminatı.
Özet: Kira sözleşmesinden doğan borçları güvence altına alabilmek için genellikle kiracıdan bir kefil göstermesi talep edilmektedir. Zira kiracının kira sözleşmesi kapsamında borçlarını ye-rine getirmeme riski vardır. Bu anlamda ilk akla gelen kira bedelinin ödenmemesidir. Bu-nunla birlikte başka sözleşmesel yükümlülüklerin ihlali sebebiyle kiraya verenin zarara uğ-raması söz konusu olabilir. İşte kefalet sözleşmesiyle bu borçların güvence altına alınması sağlanmaya çalışılmaktadır. Konut ve çatılı işyeri kiraları bakımından TBK’da kiracının göste-receği güvence ile ilgili düzenlemeler söz konusudur. Fakat bu düzenlemeler yalnızca para ve kıymetli evrakın güvence olarak gösterilmesi durumunda söz konusu olmaktadır. Buna göre kiracının göstereceği güvencenin üç aylık kira bedelini aşması mümkün değildir. Kira sözleşmesinden doğan borçlar için kefalet sözleşmesinin güvence olarak gösterilmesi duru-munda bu üç aylık sınırın uygulanıp uygulanmayacağı tartışma konusudur. Makalede bu tartışmalara değinilmekte ve bir sonuca ulaşılmaya çalışılmaktadır. Bu çalışmada, sözleşme-sinin güvence olarak gösterildiği durumda kefilin sorumluluğunun da değerlendirilmesi ge-rekmektedir. Çalışmada, kefilin sorumluluğunun içerik ve zaman bakımından kapsamı değerlendirilmeye çalışılmıştır. Ayrıca, kefalet sözleşmesinin ve kira sözleşmesinin süreli veya süresiz olmasının birbirlerine etkisi incelenmiştir.