
Anayasa Yargısı
Yazarlar: ["Selçuk Abdullah EVLİYAOĞLU"]
Konular:-
DOI:10.55792/anayasayargisi.1326925
Anahtar Kelimeler:Laik devlet,Yorum,Türk Anayasa Mahkemesi,Ideoloji eksenli yaklaşım,Hak temelli yaklaşım
Özet: Türkiye Cumhuriyeti’nin nitelikleri, Anayasa’nın 2. maddesinde sıralanmıştır. Buna göre, Cumhuriyet’in Anayasa’da hukuken benimsenmiş niteliklerinden biri, “laik” devlet olma niteliğidir. Fakat Anayasa, bu madde içerisinde laik devlet olma niteliğine ilişkin başka bir açıklama ya da tanımlama yapmamıştır. Belki bu noktada “din ve vicdan hürriyeti” veya benzeri diğer anayasal kavramlarla ya da “Başlangıç” hükümleriyle bir irtibat kurulabilirse de din ve vicdan hürriyeti ya da benzer kavramlar, tıpkı laik devlet ilkesi gibi somut olaylar ya da norm denetimine konu olabilecek çeşitli normlar bağlamında gene yorumlanmaya muhtaçtır. Kısaca, “yorum” bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Ülkemizde, hukuken bağlayıcı olan yorumu yapabilme kabiliyetine sahip mekanizma ise Türk Anayasa Mahkemesidir. Mahkemenin “laik devlet” ilkesini ne şekilde yorumladığını analiz edebilmek için bu çalışma kapsamında çeşitli kararlar incelenmiştir. Laik devlet ilkesi ile ilgili seçilmiş bazı kararların incelenmesi neticesinde, aradaki bariz farka binaen iki farklı dönemden söz edilebilir. Birinci dönem kararları ışığında, laik devlet ilkesini yorumlama konusunda “katı” bir yaklaşım benimseyen Türk Anayasa Mahkemesinin ikinci dönem olarak adlandırılan süreçte ise “özgürlükçü” bir yaklaşım sergilediği gözlemlenmektedir. Sonuçta, geçmişten günümüze kadar Mahkeme, “laik devlet” yorumu bakımından “katı” bir yaklaşımdan “özgürlükçü” bir yaklaşıma, “dayatmacı” veya “dışlayıcı” laiklik anlayışından “pasif laiklik” anlayışına, belki de en doğru ifade ile “ideoloji eksenli” yorum yönteminden “hak temelli” yorum yöntemine doğru belirgin bir dönüşüm sergilemiştir. Hak ve özgürlüklerin devletbirey ilişkisi çerçevesinde geniş ve özgürlükçü bir şekilde yorumlanması kuralı temel ilke olarak esas alındığında ise Türk Anayasa Mahkemesinin günümüzde vardığı nokta olağan dışı değildir.